Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
enmascarante
audiotransformer
buttocks
self-regulating organisation
abjad
cesser
cutting system
pot
weld axis
selected value
front exit
swordtip squid
dag
tree layers
infrared mapping
surface modeling
free capacitance
dependent event
on machine
mansedumbre
capitulatory
global variable
forced saving
cup shaped
functions library
fall on
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"fall on"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 42 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
fall on
f.
gelmek
This year, Super Tuesday
falls on
March 3.
Bu yıl Süper Salı 3 Mart'a denk
geliyor.
More Sentences
2
Genel
fall on
f.
düşmek
Without the United States the burden will
fall on
Japan, Germany, the United Kingdom, France, Canada and Australia.
Amerika Birleşik Devletleri olmadan yük Japonya, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, Kanada ve Avustralya'ya
düşecektir.
More Sentences
3
Genel
fall on
f.
rastlamak
Christmas
fell on
Saturday that year.
Noel o yıl cumartesiye
rastladı.
More Sentences
4
Genel
fall on
f.
tarihin belirli bir güne rastlaması
5
Genel
fall on
f.
vurmak (piyango)
6
Genel
fall on
f.
saldırmak
7
Genel
fall on
f.
hücum etmek
8
Genel
fall on
f.
-e hücum etmek
Öbek Fiiller
9
Öbek Fiiller
fall on
f.
saldırmak
10
Öbek Fiiller
fall on
f.
üstüne çullanmak
11
Öbek Fiiller
fall on
f.
vurmak
12
Öbek Fiiller
fall on
f.
üstüne hücum etmek
13
Öbek Fiiller
fall on
f.
aniden ve acımasızca saldırmak
14
Öbek Fiiller
fall on
f.
dövmek
15
Öbek Fiiller
fall on
f.
karşılaşmak
16
Öbek Fiiller
fall on
f.
karşı karşıya kalmak
17
Öbek Fiiller
fall on
f.
ile karşılaşmak
18
Öbek Fiiller
fall on
f.
tesadüf eseri bulmak
19
Öbek Fiiller
fall on
f.
tesadüfen keşfetmek
20
Öbek Fiiller
fall on
f.
bir anda aklına gelmek
21
Öbek Fiiller
fall on
f.
birinin üstüne düşen bir görev olmak
22
Öbek Fiiller
fall on
f.
birinin üstüne kalan bir sorumluluk olmak
23
Öbek Fiiller
fall on
f.
aşağı düşmek
24
Öbek Fiiller
fall on
f.
bir şeyin üstüne düşmek
25
Öbek Fiiller
fall on
f.
bir yerden düşmek
26
Öbek Fiiller
fall on
f.
belirli bir zamana/tarihe gelmek
27
Öbek Fiiller
fall on
f.
belirli bir zamanda/tarihte olmak
28
Öbek Fiiller
fall on
f.
belirli bir zamana/tarihe denk gelmek
29
Öbek Fiiller
fall on
f.
bir iş üstüne kalmak
30
Öbek Fiiller
fall on
f.
bir görev/sorumluluk üstüne düşmek
31
Öbek Fiiller
fall on
f.
saldırmak
32
Öbek Fiiller
fall on
f.
üstüne çullanmak
33
Öbek Fiiller
fall on
f.
vurmak
34
Öbek Fiiller
fall on
f.
üstüne hücum etmek
35
Öbek Fiiller
fall on
f.
aniden ve acımasızca saldırmak
36
Öbek Fiiller
fall on
f.
dövmek
37
Öbek Fiiller
fall on
f.
(kötü bir durum) yaşamak
38
Öbek Fiiller
fall on
f.
(kötü bir durum) görmek
39
Öbek Fiiller
fall on
f.
(kötü bir durum) geçirmek
40
Öbek Fiiller
fall on
f.
(kötü bir durumla) karşılaşmak
41
Öbek Fiiller
fall on
f.
(kötü bir durum) başına gelmek
42
Öbek Fiiller
fall on
f.
(kötü bir döneme) girmek
"fall on"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
fall on one's knees
f.
dize gelmek
2
Genel
fall on one's feet
f.
atlatmak
3
Genel
fall back on
f.
müracaat etmek
4
Genel
fall back on
f.
son çare olarak başvurmak
5
Genel
fall on one's feet
f.
başarmak
6
Genel
fall on one's feet
f.
dört ayağının üstüne düşmek
7
Genel
fall on all fours
f.
dört ayak üzerine düşmek
8
Genel
fall back on
f.
başvurmak
9
Genel
fall on one's feet
f.
sıyrılmak
10
Genel
fall flat on one's face
f.
kapaklanmak
11
Genel
fall back on
f.
el atmak
12
Genel
(burden) fall on somebody
f.
üzerine yük binmek
13
Genel
fall on deaf ear
f.
görmezlikten gelinmek
14
Genel
fall on deaf ear
f.
yok sayılmak
15
Genel
fall on deaf ear
f.
duymamazlıktan gelinmek
16
Genel
fall on evil days
f.
dara düşmek
17
Genel
fall asleep on the bed
f.
yatakta uyuyakalmak
18
Genel
need a career to fall back on
f.
sırtını dayayacağı bir kariyere ihtiyaç duymak
19
Genel
fall on monday
f.
pazartesiye rastlamak
20
Genel
fall on monday
f.
pazartesi gününe denk gelmek
21
Genel
fall on monday
f.
pazartesi gününe rastlamak
22
Genel
fall on monday
f.
pazartesiye denk gelmek
23
Genel
fall on the same date
f.
aynı zamana denk gelmek
24
Genel
fall on the same date
f.
zamanı çakışmak
25
Genel
fall on the same date
f.
tesadüf etmek
26
Genel
fall on the same date
f.
tarihleri çakışmak
Öbek Fiiller
27
Öbek Fiiller
fall down on
f.
hayal kırıklığına uğratmak
28
Öbek Fiiller
fall down on
f.
beklentileri karşılayamamak
29
Öbek Fiiller
fall behind on (something)
f.
bir düzenli ödemenin/görevin vaktini/zamanını geçirmek
30
Öbek Fiiller
fall behind on (something)
f.
bir düzenli ödemeyi/görevi vaktinde/zamanında yapamamak
31
Öbek Fiiller
fall behind on (something)
f.
bir taksiti/kirayı vaktinde/zamanında ödeyememek
32
Öbek Fiiller
fall behind on (something)
f.
bir düzenli ödemeyi/görevi geç yapabilmek
33
Öbek Fiiller
fall behind on (something)
f.
bir borcu geç ödeyebilmek
34
Öbek Fiiller
fall behind on (something)
f.
bir düzenli ödemede/görevde geç kalmış olmak
35
Öbek Fiiller
fall (squarely) on (someone's) shoulders
f.
(birinin) üstüne yüklenmek/kalmak
36
Öbek Fiiller
fall (squarely) on (someone's) shoulders
f.
(birinin) omuzlarına/sırtına yük binmek
37
Öbek Fiiller
fall (squarely) on (someone's) shoulders
f.
(birine) yük olmak
38
Öbek Fiiller
fall behind on (something)
f.
(bir şeyin) gerisinde kalmak
39
Öbek Fiiller
fall behind on (something)
f.
(bir şeyde) planlananın gerisinde kalmak
40
Öbek Fiiller
fall (squarely) on (someone's) shoulders
f.
(birinin) omuzlarına/sırtına yüklenmek
41
Öbek Fiiller
fall (squarely) on (someone's) shoulders
f.
(birinin) omuzlarında/sırtında yük olmak
42
Öbek Fiiller
fall behind on (something)
f.
(bir şeyde) olması gerekenin altında/gerisinde kalmak
43
Öbek Fiiller
fall behind on (something)
f.
(bir şeyi) çıkaramamak/yetiştirememek
44
Öbek Fiiller
fall behind on (something)
f.
(bir şeyde) hedeflenen aşamada olmamak
45
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) üstüne hücum etmek
46
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin) sorumluluğu/görevi olmak
47
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin) üstüne düşmek (iş)
48
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
başına (bir şey) gelmek
49
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şey/dönem) yaşamak
50
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şey/dönem) görmek
51
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şey/dönem) geçirmek
52
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) saldırmak
53
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birinin üstüne düşmek (bir görev)
54
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin) sorumluluğuna kalmak
55
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) üstüne göçmek
56
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) vurmak
57
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birinin üstüne kalmak
58
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
ummadığı bir anda (bir şeyin) farkına varmak
59
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
başından (bir şey) geçmek
60
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şeye/döneme) girmek
61
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) üstüne düşmek
62
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin) üstüne kalmak
63
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şey) deneyimlemek
64
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şey) tecrübe etmek
65
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
birden aklına gelmek
66
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şeyden/dönemden) geçmek
67
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) üstüne çökmek
68
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) üstüne çullanmak
69
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
ummadığı bir anda (bir şeyi) bulmak
70
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şeye/döneme) düşmek
71
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şeyle) karşılaşmak
72
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birinin işi olmak
73
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) üstüne yıkılmak
74
Öbek Fiiller
fall down on someone or something
f.
birinin/bir şeyin üstüne düşmek
75
Öbek Fiiller
fall back on
f.
yedek olarak yönelmek
76
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birinin üstüne düşmek/kalmak
77
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(belirli bir zamanda/tarihte) olmak
78
Öbek Fiiller
fall in on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) üzerine göçmek
79
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) düşmek
80
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) üstüne çullanmak
81
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) vurmak
82
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birinin görevi/sorumluluğu olmak
83
Öbek Fiiller
fall on (something)
f.
dikkate alınmamak
84
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birinin üstüne kalan bir sorumluluk olmak
85
Öbek Fiiller
fall on (someone)
f.
birinin üstüne kalan bir sorumluluk olmak
86
Öbek Fiiller
fall on (something)
f.
(belirli bir zamana/tarihe) denk gelmek
87
Öbek Fiiller
fall back on someone or something
f.
yedek olarak ayrılan birini/bir şeyi kullanmaya başlamak
88
Öbek Fiiller
fall on (something)
f.
(bir şeyle) karşılanmak
89
Öbek Fiiller
fall in on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) üzerine çökmek
90
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
dikkate alınmamak
91
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birine kalmak
92
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birinin üstüne vazife olmak
93
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(ilgisizlikle, ters) karşılanmak
94
Öbek Fiiller
fall back on (someone or something)
f.
(yedekte tutulan birine/bir şeye) güvenmek
95
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birine düşmek
96
Öbek Fiiller
fall in on
f.
üzerine çökmek
97
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) hücum etmek
98
Öbek Fiiller
fall on (something)
f.
(tarihi/zamanı belirli bir güne) rastlamak
99
Öbek Fiiller
fall on (someone)
f.
birinin üstüne düşen bir görev olmak
100
Öbek Fiiller
fall on (something)
f.
kulak ardı edilmek
101
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
bir anda aklına (bir şey) gelmek
102
Öbek Fiiller
fall back on (someone or something)
f.
(ihtiyat olarak saklanan birine/bir şeye) güvenmek
103
Öbek Fiiller
fall back on someone or something
f.
rezervleri kullanmaya başlamak
104
Öbek Fiiller
fall on (someone)
f.
(birinin) üstüne kalmak
105
Öbek Fiiller
fall back on (someone or something)
f.
(yedekte tutulan birine/bir şeye) bel bağlamak
106
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birinin üstüne düşen bir görev olmak
107
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(tarihi/zamanı belirli bir güne) rastlamak
108
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
aniden (bir şeyin) farkına varmak
109
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) üstüne düşmek
110
Öbek Fiiller
fall on (someone)
f.
(birinin) üstüne düşmek
111
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) saldırmak
112
Öbek Fiiller
fall back on someone or something
f.
yedekte tutulan birini/bir şeyi kullanmaya başlamak
113
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birinin sorumluluğuna kalmak
114
Öbek Fiiller
fall on (someone)
f.
(birinin) görevi/sorumluluğu olmak
115
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şeyle) karşılanmak
116
Öbek Fiiller
fall back on someone or something
f.
(geriye doğru) birinin/bir şeyin üstüne düşmek
117
Öbek Fiiller
fall on (something)
f.
(belirli bir zamanda/tarihte) olmak
118
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) üstüne hücum etmek
119
Öbek Fiiller
fall on (someone)
f.
birinin üstüne vazife olmak
120
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şey) geçirmek
121
Öbek Fiiller
fall back on someone or something
f.
ihtiyat olarak saklanan birini/bir şeyi kullanmaya başlamak
122
Öbek Fiiller
fall on someone
f.
birinin vazifesi olmak
123
Öbek Fiiller
fall on (someone)
f.
birinin vazifesi olmak
124
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
kulak ardı edilmek
125
Öbek Fiiller
fall in on
f.
üzerine göçmek
126
Öbek Fiiller
fall on (someone)
f.
(birinin) sorumluluğuna kalmak
127
Öbek Fiiller
fall back on someone or something
f.
birikimden harcamak/yemeye başlamak
128
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
umulmadık şekilde (bir şey) bulmak
129
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir şey) yaşamak
130
Öbek Fiiller
fall on (something)
f.
(ilgisizlikle, ters) karşılanmak
131
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(belirli bir zamana/tarihe) denk gelmek
132
Öbek Fiiller
fall on (someone or something)
f.
(bir duruma/döneme) girmek/düşmek
Atasözü
133
Atasözü
reed before the wind lives on while mighty oaks do fall
rüzgara karşı kadim meşeler devrilirken incecik sazlar ayakta kalır
134
Atasözü
a reed before the wind lives on(, while mighty oaks do fall)
değişime ayak uydurabilen ayakta kalır
135
Atasözü
a reed before the wind lives on(, while mighty oaks do fall)
rüzgara karşı kadim meşeler devrilirken incecik sazlar ayakta kalır
Konuşma Dili
136
Konuşma Dili
fall asleep on the couch
f.
kanepede uyuyakalmak
Deyim
137
Deyim
fall flat on one's face
f.
sırtı yere gelmek
138
Deyim
fall down on the job
f.
işin üzerine düşmemek
139
Deyim
fall on one's feet
f.
dört ayak üstüne düşmek
140
Deyim
fall on deaf ears
f.
dikkate alınmamak
141
Deyim
fall on deaf ears
f.
kulak asılmamak
142
Deyim
fall on one's sword
f.
kazdığı kuyuya düşmek
143
Deyim
fall on stony ground
f.
(öğüt vb) dinlenmemek
144
Deyim
fall on stony ground
f.
dikkate alınmamak
145
Deyim
fall on stony ground
f.
üzerinde durulmamak
146
Deyim
fall on stony ground
f.
boşa gitmek
147
Deyim
fall on stony ground
f.
bir kulağından girip öbüründen çıkmak
148
Deyim
fall on deaf ears
f.
duymazdan gelinmek
149
Deyim
fall on deaf ears
f.
dinlenmemek
150
Deyim
fall on deaf ears
f.
duyulmamak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of fall on
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy